|
| ||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
Son Güncelleme : 2009-07-23 10:27:21
hamile kalmadan öneriler, Hamile kalmayı planladığınız andan itibaren sigarayı bırakmalı, sigara içilen ortamlardan uzak durmalısınız. Ağrı kesici olarak mümkün olduğunca parasetamol içerikli ilaçları kullanmalısınız. Düzenli beslenmeye hemen simdi başlamalısınız. Doktorunuzun önerdiği folik asit takviyesini ihmal etmemelisiniz.
En verimli gün
İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.
Hamileliğe vücudunuzu hazırlayın! Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op.Dr. Sait Halil hamile kalmadan önce yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Erkekler için öneriler Sigarayı bırakın. Sigara döllenmeyi azaltabilir ve eğer erkeklerin eşleri de sigara içiyorsa, döllenme şansını iyice azalır. Babaların sigara içmesi; hem doğumdan önce hem de doğumdan sonra bebeğin sağlılığını olumsuz yönde etkiler. (örneğin; solunum problemleri ortaya çıkabilir.) Çok fazla alkol almak spermin kalitesini etkileyebileceği gibi partnerinin başarılı bir hamilelik yaşamasını da engelleyebilir. Stresten uzak durun. Stres vücutta hormon değişikliğine yol açar ki bu da; döllenme problemlerini beraberinde getirir. Rahat olun. Spermler genellikle vücut sıcaklığından daha yüksek sıcaklıkta üretilmektedir, bu nedenle çok uzun süre sıcak banyoda kalmayın. Bunun yanı sıra testislerdeki dolaşımı engellemeyen (rahat) iç çamaşırı kullanmaya özen gösterin. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizler stresinizi azaltacağı gibi vücudunuzu da geliştirecektir. Tüm bunlar partnerinize olan desteğinizi göstermek ya da kanıtlamak için güzel bir yoldur. Kadınlar için öneriler Sigarayı bırakın. Sigara; düşük, ölü doğum, erken doğum ve düşük doğum tartılı bebek gibi riskleri arttırır. Bunun yanı sıra sigara özellikle çocuğunuzun yeni yürümeye başladığı dönemleri ve hatta sonrasını da etkiler. Bu etkilerin en başında ise; solunum yolları hastalıkları gelir. İçkiyi kesin. Çok fazla alkolden uzak durun; fakat az miktarda alkolün döllenmeyi arttırdığı da kanıtlanmıştır. Kilonuza dikkat edin. Çok fazla kilolu olmamak gebe kalmayı kolaylaştıracağı gibi, hamilelik döneminizi de rahat geçirmenizi sağlayacaktır. Düzenli yapılan rejimler hamilelik sırasında güvenlidir ve bazen gerçekten çok kilolu kadınlara tavsiye bile edilir, ama tabii her zaman doktor kontrolünde olmak şartıyla. Çok zayıf olmak, döllenme şansını azaltır; fakat çok kilolu olmakta hamilelik sırasında oluşabilmesi muhtemel hastalıklar (yüksek tansiyon, diyabet gibi) riskini çok büyük miktarda arttırır. Sağlıklı bir hamilelik için düzenli doktor kontrollerini ihmal etmeyin. Folik asit içeren gıdalar tüketin. Folik asit(folate olarakta bilinir) içerdiği büyük ölçüdeki B vitamini ile Nöral tüp defektini (örn; spina bifida) engelleyen bir yapıya sahiptir. Folik asidi hamile kalmayı denemeden önce alınmaya başlanması tavsiye edilir çünkü Nöral tüp defekti rahatsızlığı genellikle hamileliğin başında ortaya çıkarlar. Önerilen doz ise; günde 400 mikrogramdır. Folik asit; koyu yeşil sebzelerde, portakalda ve kahvaltılık mısır gevreklerinde bulunur.
Hamilelik döneminde yaşın önemi ERKEN YAŞTA HAMİLE KALMANIN RİSKLERİ NELERDİR? İLERİ YAŞTA HAMİLELİKLERDE RİSKLER NELERDİR? Ayrıca ileri yaştaki gebeliklerde karşımıza çıkacak diğer bir sorun kromozom bozukluklarına bağlı anomalili bebek doğurma riski artmaktadır. Yaşlanan yumurta da hücre bölünmesi bozukluklarına bağlı kromozomal hastalıklar sonucu düşük oranları % 20-30 lara kadar çıkmaktadır. Kromozomal bozukluklarda da en sık rastlanılanı Down Sendromudur (mongol bebek) .Bu bebeklerde hem zeka hem bedensel özürleri görülmektedir. Böyle bebkler anne karnında ölebileceği gibi doğum sonrasında kalp rahatsızlıkları nedeniyle erken yaşta kaybedilmektedir. Down sendromlu bebek doğurma riski 20 yaşında 1527 de bir iken otuzbeş yaşında 356 doğumda bire ve 40 yaşında 97 de bire yükselmektedir. Bu nedenle 35 yaş üzeri gebeliklerde amniyosentez yapılmalıdır. BABA ADAYININ YAŞI ÖNEMLİ Mİ? Özellikle kırklı yaşlardan sonra sperm kalites,inde düşme boş gebelik denilen anormalliklere yol açmaktadır. Erken düşüklerin artış riski 1.56 dır
2- Oosit (yumurta hücresi) Üretimi İle İlgili Sorunlar Nadir görülen bir neden de kadında yumurtalıkların hiç olmamasıdır, ki bu durum kendini zaten hiç adet görmemiş olma şeklinde gösterir. 30-35 yaşından önce menopoza giren kadınlarda ise bunun nedenini ortaya çıkarmak için incelemeler yapmak gerekebilir. POF (premature ovarian failure- prematüre ovaryan yetmezlik) adı verilen bu durumda yumurta hücreleri hızlı bir şekilde tükenmektedir. 3- Yumurta Hücresi İle Sperm Hücresinin Karşılaşması Ve Birleşmesiyle İlgili Sorunlar Yumurtalıktan) karın boşluğuna atılan yumurta hücresi Fallop tüpünün fimbriyaları ("saçakları") tarafından yakalanılarak tüpün içine gönderilmeli, burada yumurta hücresi spermlerle karşılaşmalı, döllenme gerçekleştikten sonra döllenen zigot tüpteki yolculuğuna devam etmeli ve rahim iç tabakasında kendine uygun bir yer bularak yerleşmelidir. Bunun için de dış ortamdan vajinaya, vajinadan rahimağzına, rahimağzından rahim iç tabakasına, buradan da Fallop tüplerine, Fallop tüplerinden karın boşluğuna uzanan yol tümüyle açık olmalıdır. Bu yolda engeller oluşturabilecek çok sayıda durum vardır: Tüplerin tıkanması: tek taraflı tıkanıklık gebe kalamama sorunu yaratma olasılığı düşük bir durumken tüplerin iki taraflı olarak tıkanması kesin bir gebe kalamama nedenidir. Bu tıkanıklıkların en sık görülen nedeni daha önceden geçirilen pelvik enfeksiyonlardır (PID). Bununla birlikte endometriyozis hastalığı, tüplerde basıya neden olan miyomlar, pelvisteki yapışıklıklar tüplere dıştan bası yaparak, ya da yumurtalıktan atılan yumurta hücresinin Fallop tüplerinin saçakları tarafından yakalanmasını engelleyerek gebe kalamama nedeni olabilirler. Asherman sendromu: daha önceden geçirilen "problemli" kürtajlar rahim iç tabakasının belli kısımlarında yapışıklığa neden olduklarında gebelik ürünü rahim içinde implantasyon (yerleşmek) için uygun bir alan bulamayabilir. Doğumsal genital anatomik bozukluklar: Rahim (uterus) içinde yeralan septumlar ("perde"), rahimin şekil bozuklukları (bikorn (çift odacıklı) uterus, unikorn (tam gelişmemiş) uterus, çift uterus) gibi durumlar daha çok düşük ya da erken doğum nedeni olsalar da infertilite oluşumuna önemli katkılarda bulunabilirler. Bilinmeyen nedenler: Açıklanamayan infertilitenin "açıklayamadığımız" kısmı bazı durumlarda sperm hücresi-yumurta hücresi etkileşimi seviyesinde veya embriyo oluşumundan rahim iç tabakasında yerleşimine kadar geçen aşamalardan birinde olabilir. "Açıklanamayan" bu durumlar tüp bebek uygulaması esnasında erkeğin ve kadının hücreleri yan yana getirilmesine karşın birleşmenin gerçekleşmemesiyle veya embriyonun tüp bebek uygulamasında rahim içine yerleştirilmesine rağmen "tutunamaması" neticesinde anlaşılabilmektedir. Sperm-yumurta hücresi veya embriyo-rahim iç tabakası arasındaki bu geçimsizliğin nedenleri üzerindeki araştırmalar sürmektedir.
Soya kadının doğurganlığını engelliyor Bu durumdaki kadınların soya sosu, soya sütü ve benzeri ürünler tüketmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Fraser, bu ürünlerin kadının doğurganlığını olumsuz etkilediğini kaydetti. Soya fasulyesinin içinde bulunan ''genistein'' adlı bir maddenin spermlerin yumurtayı döllemesini engellediğini belirten Prof. Dr. Fraser, deneyleri sırasında insan spermlerinin küçük dozda genistein maddesi içinde bir saat bekletildiklerinde, yumurtaya girmelerini sağlayan başlıklarını kaybettiklerini tespit ettiğini bildirdi. Bu nedenle anne olmak isteyen kadınlara, tofu ve benzeri Uzakdoğu mutfağının temelini oluşturan besinlerden uzak durulması tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Lynn Fraser, özellikle de hamile kalma olasılığının arttığı dönemlerde soya tüketmemeleri gerektiğini önerdi.
Folik Asid nedir? Folat diye de bilinen folik asid bir B vitaminidir (B9). En çok rastlanan sinir sistemi hastalıklarını; spina bifida (omurganın kapanmayarak açık kalması), anansefali (beyinin gelişmemesi), Buda bebek doğurma yaşındaki bayanların neden folik asitten zengin yiyeceklerle beslenmeleri yada folik asid takviyesi almaları gerektiğini göstermektedir. Kaldı ki gebeliklerin sadece %50 si planlıdır. Folik asid aynı zamanda hücre büyümesinde ve organ gelişiminde de rol oynar. Peki yeterli folik asid miktarı nedir? Birleşmiş Milletler Hastalık kontrol ve Korunma Merkezi (CDC- Centers for Disease Control and Prevention) Birçok besin kaynağında folik asid bulunmasına rağmen sadece günlük diyetle bu miktarı almak zordur. Doğal yoldan almak istesek, Folik Asid içeren besinler hangileri? Zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar Pişirilmiş ve dondurularak saklanmış yiyeceklerde folik asid miktarı azalabilir.
Diabet, sara, yada aşırı obez olanlarda bu hastalıkların görülme olasılığı daha fazla olduğundan bu gruba giren bayanlarda da yüksek doz folik asid kullanılması önerilebilir. Folik Asid doğumsal sakatlıkları azaltmanın yanı sıra; gebelerde kan hücrelerinin artması içinde yardımcı olur. Ayrıca bebeğin ve plasentanın (eş) da gelişiminde gereklidir. Bir çalışmada folik asid eksikliği olan kadınlarda erken doğum ve düşük ağırlıklı doğumların daha sık olduğu görülmüştür. Bir başka çalışmada ise folik asid eksikliği bulunanlarda gebelikte yüksek tansiyona daha çok rastlandığı bildirilmiştir. Gebelik dışında Folik Asid kullanımı hakkında neler düşünüyorsunuz? Folik asid eksikliğinde megaloblastik anemi (kansızlık) meydana geldiğinden sadece gebeler için değil her insan için önemlidir. Ayrıca folik asid kalp hastalıklarına, enfarktüslere ve bazı kanserlere karşıda koruyucudur. Folik Asid eksikliğinin belirtileri nelerdir? Ağır eksikliğinde; ishal, kilo kaybı, halsizlik, dilde ağrı, başağrısı, çarpıntı, huzursuzluk gibi belirtiler verir. Bu belirtilerle bu eksikliği tanımak zordur. Hafif bir eksiklik varsa belirti vermeyebilir ve bebeğiniz için gereken folik asid yetersiz kalır. İşte bu nedenle kendinizi sağlıklı hissetseniz bile çocuk doğurma çağında folik asid almanız çok önemlidir.
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
www.NaturelEczane.net |
Bu site, IdeaSoft® Akıllı E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.